MÜDÜR OLMUŞSSUN AMA...
68884 defa okundu
13 Aralık 2019 Cuma - 21:20

MÜDÜR OLMUŞSUN AMA….

 

 

 

                Çocukluğumda beni etkileyen bir hikaye vardır. Muhtemelen bu yazıyı okuyanların çoğu da okumuştur.

                Hani vezir olan oğluna babanın söylediği “Ben san vezir olamazsın demedim; adam olamazsın dedim.” İle biten.

                Bu hikaye, makamların değil insanlığın, etik değerlerin daha önemli olduğunu beynime kazımıştı. Oturulan makamlar taşınan ünvanlar kişinin değerini artırmaz. Eğer yapısında varsa tüm kötü hasletlerini, o makamın gücü ile kullanmak isteyerek toplum gözünde tenzili rütbe yaşarlar.

                Bu hikaye neden aklıma geldi.

                Biz hekimlerden görev aldığımız her makamda etik duruş beklenen insanlarız. Meslektaşlar arası ilişkilerin kurallara bağlandığı, ders olarak anlatıldığı bir meslek grubuyuz.

                Sanal ortamda rastladığım bir evrak meslektaşlarımız arasındaki etik erozyonun derecesini, maalesef, bana gösterdi.

 

 

                İsminin başına unvan ekleyen tıp fakültesi mezunu, aile hekimi olarak çalışan meslektaşlarımız hakkında yaptığı araştımada “ hasta sevk etmemeleri için uyarılmaları , hem de yazılı bir şekilde, yönünde kanaat belirtmiş.

                Muhtemeldir ki ki tıp fakültesi eğitimi sırasında “Tıbbi Deontoloji derslerinde devamsızlık hakkını çok kullanmış. Bu normal. Ama görevin gereği bilmen gereken Tıbbi Deontoloji Tüzüğünü hiç okumadın mı?

                Belli ki okunmamış, biz hatırlatalım: “MADDE 6 - Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviye tâyinde serbesttir.”.

                Kanun koyucu bile hekimin kanaatine saygı duyarken bir tıp fakültesi mezununun bu saygısızlığı nasıl açıklanabilir?

                Yetmemiş.

                Tıbbi Deontoloji Tüzüğünü çok iyi bilmesi gereken daha yüksek bir unvan ile donatılmış başka bir tıp fakültesi mezununa gelmiş konu.

                Belli ki ilki devamsızlık yaparken yalnız değilmiş.

                Tıbbı deontoloji tüzüğü okuma hak getire.

                Ama bir tık ileri atmış kendini.

                Hazret spor hekimliği için, adli hekimlik için yazdığı “tekstbook” ları özetlemiş. “Benim “tekstbook” umun dışına çıkma kulağını çekerim ha …” demiş.

                Son kelam:  Çok şey var söylenecek ama ““Mâni oluyor halimi takrire hicâbım”